Uyandığımda hastanede yatıyordum. Başım çok ağrıyordu. Etrafımda kimse yoktu ve her yer karanlıktı. Galiba gece olmuştu. Yattığım yerden doğruldum. Kolumda serum vardı. Doğrulunca canım yandı. Bende geri yattım. O sırada odanın kapısı aralandı. Biri ışığı yaktı. Ben de gözlerimi kıstım. Bu yüzden beni uyuyor sanabilirlerdi. İçeriye iki doktor girdi ve konuşmaya başladılar. Ama doktorların ne dediğini anlamıyordum.

Sonra doktorlardan biri odanın diğer tarafındaki masaya gitti. Diğer doktor da dişine bir şey taktı. Sivri ve beyaz bir şey. Ardından yanıma yaklaştı ve masadaki doktor ona “Başla” diye komut verdi. Ben de daha fazla dayanamayıp gözümü açtım. Yanımdaki doktor da “Demek uyandın. Seni normalde taburcu edecektik ama beyninin çarpma anında hasar aldığını gördük. Bu yüzden sana dişrum tedavisi uygulayacağız. İstersen yarasa olabilirsin. O zaman daha rahat edersin.” Dedi ama ben doktora yarasaya dönüşemediğimi belli etmek istemedim. Cevap vermedim. “Başlıyorum” dedi doktor.

Ve bana gece bandı uzattı. “Al, en azından gözlerini kapat” dedi. Ama benim başım öyle dönüyordu ki, yatağa yığılmamak için kendimi zor tutuyordum. Neyse, gece bandını gözüme taktım. Ve korkumu yenmeye çalıştım. Doktor beni yavaşça yatağa yüz üstü yatırdı. Ayaklarımı dümdüz uzattı. Galiba bu tedavi yöntemi sırttan yapılıyordu.

Doktorun ne yaptığını bilmiyorum ama galiba dişine taktığı şeyi enseme batırdı. Batırdığında canım çok acıdı. Ama kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Sonra doktor batırdığı her neyse onu ensemden çıkardı ve bana “Artık taburcu oldun” dedi ve beni kapıya götürdü.

 


DEVAM EDECEK


Yeni yazılardan haberdar olmak için abone olun!
error: Yazılarımı sitemden takip edebilirsiniz, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu gereği yazılarım kopyalanamaz.