Gece yarısı…

Gün boyu çalışmışsınız ve inanılmaz derecede yorgunsunuz…

Yatağınıza yavaşça yatıyorsunuz…

Yatak o kadar rahat geliyor ki o yorgunluğun üstüne…

Uykuya dalmaya çalışıyorsunuz fakat aklınız işinizde kalmış…

Acaba Pazartesi günü olacak toplantı nasıl geçecek?

Bir sağa, bir sola dönüyorsunuz…

Rahat bir pozisyon bulup uykuya dalıyorsunuz…

O sırada, hayattaki en gıcık olunan seslerden birini duyuyorsunuz; “VIIIIIIIIIIIIZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ”

İçinizden küfretmek geliyor ve kendinizi zor tutuyorsunuz…

Elinizi havada sallıyorsunuz sivrisinek gitsin diye…

Gidiyor da ama sadece bir süreliğine, beş dakika sonra yine başınızın üstünde beliriyor…

Olaya şimdi sivrisineğin gözünden bakalım mı?

Gün boyu karnını doyurmak için yatağın sahibini bekliyor…

Akşam oluyor ve eveeet! Yatağın sahibi geliyor…

Yatağına yatıyor ve bir sağa bir sola dönüyor…

Sivrisinek karnını doyurmak için yatak sahibinin uykuya dalmasını bekliyor sabırsızca…

Sabretmek onun için çok zor…

İştahı zirveye ulaşmış el sallıyor…

Gün boyu beklemiş, daha bekleyemeyebilir…

İşte, yatağın sahibi uykuya dalmış olmalı…

Sivrisinek yatağa doğru yaklaşıyor…

Kanatlarını çırparak çıkardığı ses (yani bizim dediğimiz şekilde vızıltı) yatak sahibini rahatsız etmiş olmalı ki elini havada sallamaya başlıyor…

Dikkatli olmalı ki darbe almamalı…

Yatak sahibine doğru birkaç hamle daha yaptıktan sonra onu rahat bırakıyor…

Yaklaşık on-on beş dakika sonra horlamalar geliyor…

Demek ki yatak sahibi uyumuş olmalı…

“Allah’ım sonunda uyudu, artık karnımı doyurabilirim” diye düşünüyor…

Mekân sivrisineğe kalıyor…

Oooh, gel keyfim gel…

Sivrisinek sadece karnını doyurmaya çalışan bir hayvan…

Siz de rahat bir uyku çekmek isteyen bir insansınız…

Sizce sivrisinek mi haklı yoksa siz mi haklısınız?

Yazan: Betül Sayın

error: Yazılarımı sitemden takip edebilirsiniz, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu gereği yazılarım kopyalanamaz.